Çanakkale Zaferi

Çanakkale Şehitlerimiz anısına yorumsuz
pp

pp

2006 yılında yapmış olduğum ziyaretten resimler
pp

p p

p p

Çağlayan Izgara

Bu hafta sonunu Adapazarı’nda geçirdim ve tabi ki Adapazarı’nın en leziz ızgara salonuna uğramadan da gelmedim. Uzun Çarşı’nın içinde bulunan Çağlayan Izgara Ademoğlu kardeşler tarafından işletiliyor. Babaları Rıdvan Bey’den devraldıkları baba mesleğini aynı titizlikle devam ettiriyorlar.  Son derece şirin, temiz, birbirinden lezzetli yemeklerin yapıldığı harika bir esnaf lokantası Çağlayan Izgara. Mekânın en meşhur lezzetleri, baba topraklarının yadigârı olan Arnavut Ciğeri, bir Adapazarı klasiği olan Islama Köfte, Kuru Fasulye ve ikinci tabağı istemeden kalkamayacağınız İrmik Helvası.

İlk olarak Arnavut ciğeri ile başlıyoruz. Ben herhangi bir kişinin burada Arnavut ciğeri yedikten sonra bir daha başka bir yerde Arnavut ciğeri yiyebileceğine inanmıyorum. Kesinlikle çıtayı kimsenin kolay kolay ulaşamayacağı bir yere taşıyor lezzet anlamında. Tüm sinirlerinden arındırılmış küçük ciğer parçaları ağzınızda erirken size her şeyi unutturup sizi de sinirlerinizden arındırıyor. Ser verip sır vermiyorlar ciğerin yapılışı ile ilgili ama pişiriliş öncesi hazırlıkların çok önemli olduğunu öğreniyoruz Adem Usta’dan. Ben özellikle nar ekşisi ile denemenizi tavsiye ediyorum, inanamayacağınız kadar çok yakışıyor ciğere.

Sonrasında Ertan Usta’nın ellerinden çıkma karışık ızgara geliyor masamıza. Kuzu şiş, köfte, antrkot ve tavuk buttan oluşan dayanılmaz karışım. Bunu da bir güzel mideye indirdikten sonra sıra tatlımıza geliyor. Başka yerde böylesini bulamayacağınız harika irmik helvası. Tam kıvamında kavrulmuş çam fıstıkları altın gibi parlıyor irmiklerin arasından. Şefin tavsiyesi üzerine yanına birazda kemal paşa tatlısı alıyoruz. Her ikisinin de tadına baktığınızda ister istemez hangisini en son yesem sendromuna giriyorsunuz.

Adapazarı’na yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin, hatta naçizane yolunuz düşmüyorsa da bu lezzetleri tatmak için zorla düşürün derim 🙂

Çiçek Izgara

Çiçek Izgara ve Uludağ Kebapçısı yüzünden Bursa’ya günü birlik gitmekten nefret ediyorum. İnsan hangisini tercih edeceğini bilemiyor, aklım sürekli diğerinde kalıyor. Bu yazıda size, herhalde sırf bana değil daha bir çok kişiye bu meşhur ikilemi yaşatan efsane mekanlardan, Çiçek Izgara’dan bahsedeceğim.

Çocukluğumun güzel anılarındandır Bursa Belediye Caddesinde bulunan merkez bina. Uzun yıllar tek ve merkez şube olarak bu mekânda hizmet verdikten sonra farklı noktalarda da şubeler açmaya başladılar ve en nihayetinde bir iki sene önce İstanbul Viaport şubesi açıldı. Aldığım bilgiye göre kalite ve lezzet standardını sağlayabilmek için tüm et ürünleri ‘şurup’ adı altında merkezden tedarik ediliyor bütün şubelere ancak yinede ben pişirilmesinden kaynaklanan farklılıklar olduğunu düşünüyorum. Viaport şubesindeki lezzet kesinlikle Bursa’dakine en yakını. Diğer şubelerin hepsinde denemedim ama denediklerim içerisinde en başarılısı Viaporttakiydi.

Gelelim yiyeceklere. Benim favorim köfte ve kuzu şiş. Köftede baharat neredeyse sıfır, tüm lezzet etinden geliyor. Yukarıda belirttiğim gibi pişirilişi çok önemli, ne çok yumuşacık nede çok aşırı pişmiş olmalı. Kuzu şişe gelince, bir et nasıl bu kadar yumuşak olur, bu kadar lezzetli olur anlamak zor. Ben açlık durumuma göre bu ikisinden oluşan bir kombinasyon yaptırıyorum kendime.

Tatlı olarak sütlü tel kadayıf çok lezzetli, denemenizi tavsiye ederim.

Cafe Slavia – Prague

Muhteşem atmosferi, nehrin hemen kıyısındaki nefis konumu ile Cafe Slavia sadece birbirinden lezzetli tatlıları ve içecekleriyle değil tarihi değerlere yapmış olduğu ev sahipliğiyle de Prag şehrinin en önemli mekânlarından bir tanesi. Birçok şair, ressam ve öykü yazarlarının ilham kaynağı olmuş mekân tarihimizin en önemli şairlerinden Nazım Hikmet’in de sıklıkla uğradığı yerlerdenmiş. Aşağıdaki dörtlükler bu kafede yazılmış.

Pırağ şehri yaldızlı bir dumandır
ve kızıl, kocaman bir elma gibi
Nezval geçer taze çıkmış kabrinden
Paramparça yüreği de elinde

Serviste kullanılan peçetelerde önünde ki kâğıda bir şeyler karalayan bir adam resmedilmiş.

Tavsiye etmek istediğim yiyecekler turtalar ve kahveler. Ben tattığımda hepsi çok taze ve lezzetli idi. Özellikle aklımda kalan vişneli, böğürtlenli turtaları ve espresso cardamon…

Mardinli Kız

Mardin sokaklarında dolaşırken çıkıverdi karşıma, geçti poz verdi, bende deklanşöre basıverdim. Herhalde gezi fotoğraflarım içerisinde en beğendiğim, iyi ki çekmişim dediğim, eski fotoğrafları karıştırırken de her seferinde mutlaka yeniden incelediğim ve daha da çok sevdiğim bir kare.

Futboldaki topun ayağa oturması tabirinin fotoğrafçılıkta ki uygulaması gibi oldu biraz.

O kadar bilmiş, o kadar sevimli… Hem yüzü, hemde gözlerinin içi gülüyor… Birazda hüzün var mı ne?

Pandeli

Mısır Çarşısında bulunan Pandeli’yi anlatmaya tabi ki gerek yok ama Pandeli’de ki favorilerimide sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim.

Öncelikle başlangıç için kesinlikle yanda resmini gördüğünüz Dönerli Patlıcan Böreği. Tamamıyla Pandeli’ye has olan bu tabak gerçekten muhteşem. Yumuşacık patlıcanlı börek ağızda erirken tereyağının mis gibi kokusu tüm sinir hücrelerinizi sakinleştiriyor.

Ardından en taze sebzelerle sunulan Kuzu İncik. Yumuşacık bir et ve yanında fazla yumuşatılmadan pişirilmiş mevsim sebzeleri. Bu iki tabağı bitirdiğimde ben açıkçası zaten nakavt olmuş oluyorum. Bunların üzerine vezirparmağı ve badem kurabiyesinden oluşan bir tatlı tabağını az şekerli bir kahve ile tükettiğimde, beni en az iki gün idare edecek bir haz ile ayrılıyorum Pandeli’den.

Web sitelerindeki Ünlü Konuklarımız bölümünden Pandeli’yi ziyaret etmiş kişilere de bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Köfteci Yusuf (İznik)

Köftenin kilo ile sipariş edilebildiği, porsiyon hesabıyla iki porsiyondan aşağısının yetmediği, kapısının önünde Ramazan’da ki pide kuyruklarını andıran kuyrukların oluşabildiği muhteşem lezzet durağı.

İstanbul’a sadece 1 saat mesafede, günü birlik gidilip görülebilinecek küçük bir yer İznik. Gezilecek tarihi mekanları, yemyeşil dağların önünde masmavi gölü ile güzel bir yer. Köfteci Yusuf’un köfteleri, köfte sonrası kesinlikle tadılması gereken kaymaklı ekmek kadayıfı zaten başlı başına bir ziyaret nedeni. Karnınızı güzelce doyurduktan sonra Köfteci Yusuf’un kendi bünyesindeki kasabından etinizi veya sucuklarınızıda alabilirsiniz. Artık kolay bulunmayan çok kaliteli kasap sucukları.

İznik’de ayrıca çini ürünleri ile ilgili sayısız mağaza mevcut. Uygun fiyatla çok güzel dekoratif ürünler bulunabilir.