Como, Italy ( Albergo Bellavista & I Tigli A Lago)

Laglio (Como Gölüne) ulaşır ulaşmaz içimden dedim ki ‘Bu George Clooney’de işi biliyormuş arkadaş ;)’
Kendisinin Laglio kenarındaki evi için buradan yakınız.

Gerçekten görülmeye değer harika manzaralarla dolu, hayatınızı sakin ama dopdolu geçirebileceğiniz enfes bir yer Como. Fazla söze boğmak istemiyorum ve ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmek için sizi bir süre resimlerle baş başa bırakıyorum;

Funiküler ile Brunate’e çıkıyoruz, göl hemen ayaklarımızın altına seriliyor.  Tabi açık hava, bol oksijen, muhteşem manzara; insan acıkıyor. Funiküler istasyonundan çıkıp sola döndüğünüzde sizi karşılayan meydanın sonunda bir cafe-restoran gözümüze çarpıyor. İsmi Albergo Bellavista. Dışarıdan görünüş, sıradan, tenha ve fazlasıyla soru işaretleriyle dolu. Ama biliyoruz ki bu hissiyat İtalya’da ki birçok restoran için olumsuz bir his değil, hatta aksine muhteşem bir ziyafetin habercisi bile olabilir. Ve öylede oluyor. Ben ceviz ve porcini mantarlı Pappardelle ( Papparelle di castagne con funghi porcini) ısmarlıyorum. Olağanüstü, tereyağı, ev ve el yapımı Pappardelle’nin incecik hamuru kesinlikle muhteşem. Eğer yolunuz düşerse kesinlik tavsiye ediyorum. Fiyatı da civara göre uygun, tüm makarna çeşitleri 12 € ve hepsi çok güzel.

Aynı günün akşamı için Vedat Milor’un Akdeniz Lokanta ve Şarap Rehberi, İtalya kitabında ki Lombardia bölgesi için yaptığı tek tavsiye olan ‘İ Tigli A Lago Como’ deniz ürünleri restoranına yaptırdık rezervasyonumuzu. Bu restoranı uzun uzun anlatmak istemiyorum, zaten en güzel ayrıntısına kadar Milor yazmış. Sadece bende en fazla iz bırakan lezzetleri ve o akşam yaşadığım sıcak deneyimi biraz aktarmak istiyorum sizlere.

Öncelikle restoranın başköşesinde ki şömine sadece ortamı değil servis elemanlarının içinide ısıtmış. Sıcak ve güler yüzlü hepsi, içeri girmenizle birlikte esprilerde başlıyor havada uçuşmaya. İ tigli’de fiyatlar çok ucuz değil, adam başı 50 – 70 Euro seviyesinde. Şef bizlere bir tanesi 3 çeşit pişmiş deniz ürünlerinden oluşan diğeri de 4 çeşit pişmemiş deniz ürünlerinden oluşan iki menü alternatifi sunuyor. İkisinide sipariş ediyoruz.

Başlangıç olarak püre haline getirilmiş orkinos üzerine avokado soslu çok güzel bir sıcak puding geliyor. Arkasından üç çeşit balıktan, (somon, lagos ve levrekten) oluşan carpaccio. Kenarda ki deniz tuzu zerrecikleri ve wasabi sosuyla birlikte gecenin en güzel tabağı oluyor benim için.  Ana yemeğimiz ise deniz ürünleri tagliatelle üzerine iki adet enfes Langust. En çok beğendiğim yemekler bunlar oluyor. Arkasından tatlılara geçiş yapıyoruz. Geçiş yapıyoruz derken gerçekten geçiş yapıyoruz çünkü İ Tigli’de tatlılar içinde bir antre mevcut. Açıkçası tatlı için antre daha önce tecrübe etmediğim bir sunum tarzı olduğundan oldukça şaşırıyorum ve hoşuma gidiyor. Ama esas gelen antreyi tadınca beynimden vurulmuşa dönüyorum. Karamelli pudingin içerisine yerleştirilmiş zencefilli kurabiye. Ama lezzet, kıvam her şey tamda tatlı denilince beynimde beliren tatta bir lezzet.

Son olarak İ Tigli ile ilgili bir konuyu daha anlatmak istiyorum, kahvelerimizle birlikte İ Tigli’nin kendi yaptığı şekerlemelerden ikram ediyorlar. Bunların içerisinde beyaz çikolata ve limonlu bir şekerleme var. Öylesine derin ve sıra dışı bir lezzet bırakıyor ki damağınızda, sırf bu şekerleme için bile gidilir İ Tigli’ye.

Advertisements

Reyhan Pastanesi

İzmir’in incisi; Reyhan Pastanesi.

Pastanenin incisi; Ananaslı – Bademli İNCİ pasta.

Birbirinden lezzetli ve enteresan pastalardan sadece bir tanesi ama bana göre en güzeli.

İzmir’e her gidişte mutlaka uğranır, bir dilim yerinde tadılır gezi programı uygunsa bir tane de eve götürülür. Kayısılı çikolatalı kurabiyelerde mutlaka ilave edilir, unutulmaz!

Le Dolci

Lisa Sanguedolce tarafından 2009’un Eylül ayında Londra’da kurulan Le Dolci oldukça keyifli ve ilginç bir alanda hizmet veriyor. Aile kökenleri Sicilya’ya dayanan bu bayan müşterilerine haftalık olarak yöresel usullerle pişirilmiş kekler, pastalar, çörekler servis ediyor. Tamamıyla organik, mevsimsel ve taze ürünlerle ürettiği birbirinden lezzetli tatlılarını müşterilerinin tercih ettiği paketin içeriğine göre adrese teslim gönderiyor.

Mini paketinde 4–6 parça ürün 14 £, Mezza Luna paketinde 7–10 parça ürün 20 £ ve en büyük paket olan Grande paketinde 11–15 parça ürün 30 £ fiyatla alınabiliyor. Her gönderi, o hafta Lisa’nın gönlünden geçen asortiye göre hazırlanıyor ancak müşteriler sevmedikleri çeşitleri bildirerek sonra ki haftalarda oluşabilecek hayal kırıklıklarının önüne geçebiliyorlar.

Bu fikre nereden vardığını ve neden Le Dolci’yi kurduğunu Lisa kendi ağzından şu şekilde açıklamış;

‘With everyone’s hectic schedules a weekly cake drop means busy professionals would be ready for the weekend, whether it was for a dinner party or for their family as the cake club boxes include things like biscotti, scones, brownies, banana bread and chocolate cake which gives them a bit of variety. For weekly drops to offices, it’s a simple way to treat staff. A delivery to your door gives you a little bit of home baked goodness, with the least amount of hassle. No need to rush to an overcrowded bakery, at the other end of town and no more purchasing of cakes at the supermarket full of preservatives and mysterious ingredients,’ Lisa Sanguedolce.